Yıllardır Ramazan ayı geldiğinde büyüklerimizin dilinden düşmeyen bir cümleyi duyarız: “Nerede o eski Ramazanlar…”
Aslında bu söz sadece geçmişe duyulan bir özlemi değil, aynı zamanda paylaşmanın, komşuluğun ve birlikteliğin yaşandığı o güzel günlerin hatırasını anlatır.
Bir zamanlar Ramazan demek; mahalle aralarında yankılanan davul sesleri demekti. İftara dakikalar kala sokakların tatlı bir telaşa bürünmesi, komşuların birbirine tabak uzatması, çocukların heyecanla Hacivat ile Karagöz gösterilerini beklemesi demekti. Ramazan, sadece bireysel ibadetlerin değil, aynı zamanda toplumun birlikte yaşadığı bir kültürün adıydı.
Zaman değişti, hayatın temposu arttı. Birçok güzel gelenek sanki biraz geride kalmış gibiydi. İşte tam da bu noktada Milli Eğitim Bakanlığımızın başlattığı *“Maarifin Kalbinde Ramazan”* etkinlikleri, toplumumuzun hafızasında yer eden o güzel Ramazan atmosferini yeniden canlandırdı.
Bu güzel ruhun en samimi şekilde hissedildiği yerlerden biri de ilçemiz *Yeniçağa* oldu.
Yeniçağa’daki okullarımızda Ramazan, sadece anlatılan bir değer değil; bizzat yaşanan bir kültür haline geldi. Okul koridorlarını süsleyen kandiller, öğrencilerin hazırladığı Ramazan panoları ve sınıflarda hissedilen o sıcak atmosfer, çocuklarımızın kalplerine unutulmayacak hatıralar bıraktı.
En anlamlı buluşmalar ise ailelerin de katılımıyla gerçekleştirilen iftar programlarında yaşandı. Öğretmenler, öğrenciler ve veliler aynı sofrada buluşarak Ramazan’ın gerçek ruhunu paylaştı. Bu sofralarda paylaşılan sadece yemek değildi; aynı zamanda muhabbet, samimiyet ve birlik duygusuydu.
Ramazan’ın özünde yer alan yardımlaşma duygusu da öğrencilerimizin kalplerinde karşılık buldu. Hazırlanan yardım kolileri ihtiyaç sahiplerine ulaştırılırken çocuklarımız paylaşmanın mutluluğunu yaşayarak öğrendi. Bir kolinin içine konulan her gıda, aslında merhametin ve dayanışmanın küçük ama anlamlı bir sembolüydü.
Elbette çocukların yüzünü en çok güldüren anlar da unutulmadı. Ramazan davulcusu, Hacivat ve Karagöz gösterileri, düzenlenen etkinlikler… Belki de yıllardır sadece anlatılan bir kültür, bu kez çocuklarımızın hayatında gerçek bir hatıraya dönüştü.
Bugün Yeniçağa’daki okullarımızda oluşan bu tabloya baktığımızda şunu görüyoruz: Değerler yaşatıldığında, kültür sahiplenildiğinde ve çocuklara doğru şekilde aktarıldığında geçmişin güzellikleri yeniden hayat bulabiliyor.
Artık o eski cümleyi biraz farklı söylüyoruz.
“*Nerede o eski Ramazanlar*” demiyoruz.
Çünkü görüyoruz ki paylaşmanın, dayanışmanın ve birlik olmanın yaşandığı o güzel Ramazan ruhu yeniden aramızda.
Kısacası…
Evet, geldi o eski Ramazanlar…Şimdi pideler daha lezzetli, sofralar daha samimi…